Ana sayfa Hot topıcs/Güncel Mitsubishi Electric Türkiye, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Odağında Türkiye’de Güçlü Büyümesini Sürdürüyor

Mitsubishi Electric Türkiye, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Odağında Türkiye’de Güçlü Büyümesini Sürdürüyor

PAYLAŞ

Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, fabrika otomasyon sistemlerinden klima sistemlerine, uzay teknolojilerinden bina çözümlerine kadar geniş bir faaliyet alanında operasyonlarını sürdüren Mitsubishi Electric Türkiye’nin; insan odaklı kurum kültürü ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle sanayinin dönüşümüne yön vermeyi hedeflediğini ifade etti.

1. Mitsubishi Electric Türkiye’nin temel faaliyet konuları nelerdir?

Mitsubishi Electric olarak, 120’den fazla ülkede faaliyet gösteren global bir şirketiz. Dünya genelinde yaklaşık 150 bin çalışanımızla; uzay sistemlerinden ulaşıma, enerji sistemlerinden yarı iletkenler ve cihazlara, bilgi ve iletişim sistemlerinden fabrika otomasyon sistemlerine, klima ve bina sistemlerinden kamu sistemleri, otomotiv ekipmanları ve ev ürünlerine kadar hayatın her alanında değer üretiyoruz.
Sahip olduğumuz bu geniş uzmanlık alanı ve küresel gücümüzle, yalnızca teknoloji geliştirmekle kalmıyor; sürdürülebilir, güvenilir ve insan odaklı bir gelecek için sorumluluk üstleniyoruz.
Türkiye’de ise 2012 yılından bu yana; fabrika otomasyon sistemleri, klima sistemleri, asansör ve yürüyen merdiven teknolojilerini kapsayan bina sistemleri ile uzay sistemleri başta olmak üzere pek çok alanda operasyonlarımızı sürdürüyoruz.

2. Oluşturduğunuz kurum kültürü ve çalışma ortamınızdan söz eder misiniz?

Mitsubishi Electric, 100 yılı aşkın köklü geçmişiyle güven, kalite ve etik anlayışı üzerine inşa edilmiş bir kurum kültürüne sahip. Bu kültürün merkezinde teknolojiyi insan ve toplum yararına kullanan, çevreye karşı sorumluluğunu gözeten ve uzun vadeli değer yaratmayı önceleyen bir bakış açısı yer alıyor. Biz de bu yaklaşımı, şirketimizin global hedefleriyle uyumlu, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yapı içinde geleceğe taşıyoruz.
Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık, dijitalleşme ve değişim yönetimi odağında planlı ve sürdürülebilir adımlar atıyoruz. Öte yandan kadın çalışan ve yönetici oranlarını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son yıllarda kadın çalışan oranında önemli bir artış elde ettik. Türkiye’de kadın çalışan oranımız %32 seviyesine ulaşırken, bu oran son dört yılda
Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, fabrika otomasyon sistemlerinden klima sistemlerine, uzay teknolojilerinden bina çözümlerine kadar geniş bir faaliyet alanında operasyonlarını sürdüren Mitsubishi Electric Türkiye’nin; insan odaklı kurum kültürü ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle sanayinin dönüşümüne yön vermeyi hedeflediğini ifade etti.
yaklaşık %25 artış gösterdi. Finans, insan kaynakları ve ERP gibi kritik fonksiyonlarda kadın çalışan oranımız da %50 üzerine çıktı.

3. Mitsubishi Electric Türkiye’deki değişimi nasıl uyguladınız?

Yarattığınız etkileri ana hatlarıyla nasıl özetlersiniz?
Şirketlerde fark yaratan süreçler, teknolojik uzmanlığın sahadaki uygulamalarla birleşmesiyle mümkün oluyor. Bugünün dünyasında yöneticilik ise belirsizliklere rağmen yön çizebilmek, değişimi birlikte yönetebilmek anlamına geliyor. Mitsubishi Electric Türkiye’de Marmaray gibi büyük ölçekli bir altyapı projesi başta olmak üzere, ülkemizin teknoloji altyapısının gelişimine katkı sağlayan birçok projeye liderlik ettim. Yakın dönemde, sanayide dijital dönüşümün önemli oyuncularından biri olarak, özellikle e-F@ctory yaklaşımının tanıtılması ve yaygınlaştırılması konusunda çalışmalar yürüttük. Bu çalışmaların Mitsubishi Electric’in dijital dönüşümde güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumunu güçlendirdiğini söyleyebilirim.
Aynı zamanda Mitsubishi Electric’in klima sistemleri alanındaki küresel uzmanlığını Türkiye’ye taşıyarak; kamu binalarından lüks konut projelerine ve bireysel yaşam alanlarına kadar, konforu, enerji verimliliğini ve yapay zekâ destekli akıllı iklimlendirme çözümlerini hem ticari hem de bireysel ölçekte sunmaya devam ediyoruz.

4. Liderlik ve yöneticiliğe büyük katkı sağlayan uğraşların neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Liderliği karar alma süreçlerinin yanı sıra ekiplerle güvene dayalı bir ilişki kurmayı merkeze alan bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Stratejik düşünme ve açık iletişim, bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Vizyonu doğru şekilde tanımlamak ve tüm paydaşlara net biçimde aktarabilmek liderliğin en kritik unsurları arasında yer alıyor. Aynı zamanda ekipleri dinleyebilen, esnek davranabilen ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen liderlerin, günümüzün dinamik iş dünyasında sürdürülebilir başarıyı yakaladığına inanıyorum.
Kişisel olarak, beni zorluklar motive ediyor. Mitsubishi Electric Türkiye’yi yönetmek benim için bir sorumluluk olduğu kadar, sınırları sürekli ileri taşımaya imkân veren bir yolculuk. Bu yolculukta inovasyonu ve sürdürülebilirliği, geleceğin temel başarı kriterleri olarak görüyorum. Merakı canlı tutmanın, değişime açık olmanın ve farklı bakış açılarından beslenmenin liderliğin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyorum. Mentorluğu ise karşılıklı öğrenmeyi besleyen güçlü bir araç olarak görüyorum. Lider adayları için tavsiyem, kurumsal başarının ötesinde her zaman toplum için de kalıcı değer üretebilen bir etki yaratmaları.

5. Sanayi-üretim dünyasındaki değişimi nasıl özetlersiniz?

Sanayi ve üretim dünyası çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu süreçte sektör, teknolojinin artan rolü ile kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden konumlanıyor. Artan rekabet ortamında fiyat/değer dengesinde yukarı yönlü bir hareket kaçınılmaz hale geldi ve bunun sektörün sağlıklı büyümesi açısından gerekli olduğunu düşünüyoruz.
Önümüzdeki dönemde insan odağını, sürdürülebilirliği ve esnek üretim anlayışını merkeze alan Sanayi 5.0 süreci ile ileri teknolojilerle desteklenen bu dönüşümün kalıcı ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Mitsubishi Electric Türkiye olarak, sanayinin dijitalleşme yolculuğunda rehberlik eden çözümlerimizle işletmelerin rekabet gücünü uzun vadeye taşıyan bir değer yaratmayı amaçlıyoruz.

6. Fabrika otomasyon pazarının ülkemizdeki hacmi ve Türk işletmelerin rekabet gücü kazanımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye, güçlü bir sanayi üretim altyapısına, uluslararası pazarlar açısından oldukça stratejik bir konuma ve yetkin insan kaynağına sahip bir ülke. Teknoloji adaptasyonumuz ve şirketlerimizin teknoloji kullanımı, yenilikçiliği oldukça yüksek. Ülkemiz pek çok stratejik sektörün üretim üssü konumunda. Bunlar fabrika otomasyon ekosistemimizin artı yönleri.

Market Research Future’ın tahminlerine göre, fabrika otomasyon piyasasının değeri 2023 yılı sonunda 140,5 milyar ABD dolarıydı. Bu pazarın 2030 yılına kadar 281,9 milyar ABD dolarına ulaşacağı öngörülüyor.

Türkiye’nin rekabet gücü için yapay zekâ ve otomasyon çözümlerimiz işletmelere kalite, hız ve maliyet avantajı sağlıyor. Geliştirdiğimiz e-F@ctory konseptimizle üretimde uçtan uca dijitalleşmeyi mümkün kılıyoruz. İşletmeler için verimlilik artışı sağlarken hata oranlarını düşürüyor ve bakım süreçlerinde öngörülebilirliği mümkün kılıyoruz.

Öte yandan HVAC sektörüne yönelik Avrupa’daki AR-GE merkezlerimizle yakın iş birliği içinde çalışarak ürün portföyümüzü sürekli güncelliyor, yeni teknolojilerle donatılmış çözümlerimizi müşterilerimize ulaştırıyoruz. Farklı coğrafyaların teknik gerekliliklerine ve kullanım alışkanlıklarına uygun olarak, pazara özel, yüksek verimlilik sağlayan ve uzun vadeli değer yaratan lider markalardan biriyiz.

7. Sanayideki üretim modelleri teknoloji bazlı büyük bir dönüşüm yaşarken bu dinamik süreçte belirleyici olacak unsurlar nelerdir? Bu doğrultuda şirketlere sunduğunuz yenilikçi ürünler-çözümler nelerdir?

Üretim süreçleri, dijitalleşme, veri odaklılık ve sürdürülebilirlik ekseninde bir dönüşümden geçiyor. Bu süreçte belirleyici olacak kritik unsurlar; esnek ve ölçeklenebilir üretim altyapıları, uçtan uca entegre dijital sistemler ve nitelikli insan kaynağı. Aynı zamanda enerji verimliliği ve karbon ayak izinin azaltılması da artık rekabet gücünün ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Biz de Mitsubishi Electric Türkiye olarak; otomasyon, iklimlendirme ve dijital fabrika çözümlerimizi, yapay zekâ ve ileri veri analitiği destekli sistemlerimizle işletmelerin kullanımına sunuyor; geleceğin üretim gerekliliklerine hazır olmalarını destekliyoruz.

Artan mühendislik birikimimiz ve operasyonel kapasitemizle lokal ve ihracat pazarlarımızdaki varlığımızı genişletiyoruz. Projeler başlamadan önce sunduğumuz teknik danışmanlık ve uzmanlıkla başlayan; tasarım, sistem entegrasyonu, devreye alma, bakım ve operasyonel destek aşamalarına uzanan “one-stop solutions” yaklaşımımız doğrultusunda; iklimlendirme, otomasyon, asansör & yürüyen merdiven, enerji ve bina teknolojilerini entegre ederek projelerin tüm yaşam döngüsünü bütünsel bir bakışla yönetiyoruz.

8. Şirketinizin Türkiye pazarıyla ilgili büyüme planları doğrultusunda 2026’da neler yapılması planlanıyor?

2026 yılında kalıcı ve dengeli büyüme perspektifini merkeze alıyoruz. Stratejik hedeflerimizi, pazar verilerini sistematik biçimde analiz eden, müşteri ihtiyaçlarını odağına alan ve fiyat–performans dengesini gözeterek uzun vadede sürdürülebilir kârlılık yaratmayı amaçlayan bir yapı üzerine inşa ediyoruz. Kaliteyi ve mükemmeliyeti iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor, her adımda bu anlayışı korumayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımın, müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için uzun vadeli değer ürettiğine inanıyoruz.
Faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde, çevre dostu ürünlerimiz ve ileri teknoloji çözümlerimizle sürdürülebilir dönüşüme katkı sağlamayı önceliklendiriyoruz. Çalışan hakları, kapsayıcılık ve etik tedarik zinciri yönetimi de sürdürülebilirlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

Topluma katkı sağlamak, Mitsubishi Electric’in temel değerleri arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, sosyal sorumluluk alanında sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz anlamlı iş birliklerini önümüzdeki dönemde daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Üniversite iş birliklerimize devam ederek, akademi-sanayi etkileşimini derinleştirmeyi ve genç yeteneklerin gelişimine katkı sunmaya devam etmeyi planlıyoruz.

Öte yandan Manisa’da faaliyet gösteren grup şirketimiz Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim A.Ş.’nin (MACT) ikinci fabrika kurulumu da tamamlandı ve faaliyetlerine başladı. Bu gelişme de genel merkezimizin Türkiye ekonomisine ve ülkemizin üretim gücüne duyduğu güvenin güçlü bir yansıması.

www.mitsubishielectric.com.tr