Ana sayfa Hot topıcs/Güncel Özel Röportaj; “Dijital Dönüşüm Bir Teknoloji Yatırımı Değil, Bir Gelecek Kararıdır”

Özel Röportaj; “Dijital Dönüşüm Bir Teknoloji Yatırımı Değil, Bir Gelecek Kararıdır”

PAYLAŞ

35 yıl önce temelleri atılan Egebimtes, bugün uçtan uca bir dönüşüm şirketi olarak hizmet veriyor. Mas+ markası ile ‘akıllı fabrikalar’ gelişmesi için endüstrinin yanında duruyor. Zengin bir tecrübe ve uzmanlık ile büyümesini ve gelişimini sürdüren şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Alp Atay bu haftaki konuğumuz oldu.

  • Şirketinizi yeni tanıyanlar için Egebimtes ve Mas+ markalarını kısaca anlatabilir misiniz?

Egebimtes 35 yıllık bir yapı. Türkiye’de teknolojinin bugünkü kadar erişilebilir olmadığı bir dönemde kurulmuş olmak önemli bir başlangıç noktası. Kuruluş sürecini birebir yaşamamış olsak da o dönemi anlamaya özellikle önem veriyoruz. Çünkü geçmişi anlamadan geleceği sağlıklı kurgulamak mümkün değil.

Bugün baktığımızda çok net görüyoruz ki; bu şirketi bugüne getiren şey yalnızca teknoloji değil; yaklaşım olmuş. İşi doğru anlama, sorumluluk alma ve çözümü sonuca kadar sahiplenme disiplini. Bu yaklaşım bugün de değişmiş değil. Biz hâlâ her işe aynı yerden başlıyoruz: İşin gerçek ihtiyacını anlamak. Çoğu zaman teknik detaylara girmeden önce, işin sahibiyle aynı masaya oturup şu soruya cevap arıyoruz: “Burada gerçekten neyi daha iyi yapmak istiyoruz?”

Bugün geldiğimiz noktada Egebimtes’i sadece teknoloji sunan bir şirket olarak değil, müşterisinin operasyonuna ve karar mekanizmasına doğrudan etki eden bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Bu yapının arkasında ise güçlü bir ekip var.

MAS+ ise Egebimtes’in üretim alanında biriktirdiği tecrübenin sahaya bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Egebimtes, diğer iş kollarından farklı olarak kendi teknolojisini ve markasını üretiyor, farklı faaliyet kollarındaki kuvvetli kaslarıyla birlikte bir fabrikanın ihtiyaç duyabileceği çözümleri uçtan uca karşılayabilecek bir ekosistem sunuyor.

Müşterilerimiz için sürdürülebilir büyümeyi ve başarıyı teşvik ederken, aynı zamanda gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakmak adına ekosistemimize ilham kaynağı olmayı amaçlıyoruz.

  • ‘İnsansız Fabrikalar’ hedefini yıllardır tartışıyoruz fakat otonom sürüş gibi henüz hedeflenen seviyelere gelemedik. Yapay Zeka, ‘insansız fabrika’ hedefinde süreci nasıl etkileyecek?

“İnsansız fabrika” hedefi, otonom sürüşte olduğu gibi tek bir teknolojiyle değil, birbirini tamamlayan katmanların olgunlaşmasıyla mümkün olacak. Yapay zekâ bu yolculuğun merkezinde yer alan başlıklardan biri ama tek başına yeterli değil.

Egebimtes Yönetim Kurulu Üyesi Alp Atay

Örneğin MES katmanını ele alacak olursa, fabrikadaki veriyi anlamlandırarak kararları otomatikleştirir, süreçleri optimize eder, tekrarlı işleri elimine eder.

  • Sensör verilerini toplayarak, makine ve ekipman sağlığını takip eder, arızaları önceden tahmin eder. Proaktif müdahale kabiliyeti kazandırır.
  • Toplanan proses verilerini analiz ederek veya görüntü işleme teknolojilerini kullanarak kalite problemlerini minimize eder.
  • Kaynak planlamasını iyileştirerek, stok maliyetlerini düşürür.
  • Kök neden analizi ile darboğazlar tespit edilir, en verimli üretim senaryosu önerilir.

Bununla birlikte; fiziksel dünyanın karmaşıklığı, veri kalitesi ve entegrasyon ve istisnai durumların yönetilme gerekliliği önümüzdeki dönemde de insana hala süreçlerde etkin rol verecek.

  • Ülkemizde üretim ve proseslerimizde dijitalleşme denilince sizi en çok zorlayan konular ve talepler neler oluyor?

Aslında dijitalleşme, teknoloji projesi değil insan dönüşümü. Dolayısıyla buradaki en kritik konu ‘değişim yönetimi’. Peter Drucker’ın da söylediği gibi, ‘kültür stratejiyi kahvaltıda yer’. Dijitalleşme bir yolculuk olarak ele alınmalı. Bu yolculukta her kurumun farklı dinamikleri ve bu doğrultuda farklı bir stratejisi olacaktır. İşte bu noktada öncelikle yönetimin vizyonu ön plana çıkar. Beklentimiz organizasyonların bu bakış ile aynı hedefe odaklanmasıdır.

Projelerimizde bizi en çok zorlayan teknoloji değil; insanların adaptasyonu ve doğru beklenti yönetimi. Bunları doğru kurduğunuzda teknoloji zaten hızla değer üretmeye başlıyor.

  • Teknoloji geliştiren yerli bir şirket olarak hem kamudan hem de özel sektörden öncelikli beklentileriniz nelerdir?

Türkiye’nin bu konuda oldukça hızlı ilerlediğini düşünüyorum. Beklentimiz desteklenmek değil aslında birlikte üretmek.

Kamu, sanayi ve teknoloji firmaları aynı hedefe odaklandığında, Türkiye sadece teknoloji kullanan değil, teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke haline gelir. Bu anlamda Türkiye’deki güven ve birlikte geliştirme kültürünün geçmişe göre daha kuvvetli olduğunu, yerli teknoloji firmalarının sahadaki deneyimleri sanayicinin operasyonel bilgisi, kamunun yönlendirici gücü ile birlikte ekosistemin kollektif olarak değer yarattığını düşünüyorum.

Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi bu bir yolculuk, adım adım değer üreten bir yolculuk. Dijitalleşmeye stratejik olarak bakmalı, iş birliğine açık olmalı ve uzun vadeli planlar yapmalıyız.

  • Okuyucularımıza son olarak neler söylemek istersiniz?

Dijital dönüşüm artık bir tercih değil, sürdürülebilirlik ve rekabet için bir zorunluluk. Ama burada en önemli nokta şu; mükemmel sistemi beklemek yerine küçük ama doğru adımlarla başlamak. Bugün atılan her adım, yarın rekabet avantajına dönüşecektir. Dijital dönüşüm bir teknoloji yatırımı değil, bir gelecek kararıdır. Bugün başlayanlar yarını şekillendirir.

www.egebimtes.com.tr

www.masplus.com.tr